Yamaha NMAX 155 İncelemesi - Uzman Blog

Yamaha NMAX 155 İncelemesi

Merhaba,

Bugün, Yamaha scooter ailesinin en küçük kardeşinin bir büyüğünden Yamaha NMAX 155’ten bahsedeceğim.  Şunu da belirtmek isterim, burada yazdığım, anlattığım tüm motosikletleri, muhakkak uzun soluklu kullanmışımdır ve öyle yazıyorumdur.

Bu scooter, Yamaha’nın XMAX serisindeki scooterler gibi çok cüşseli, vücutçu bir scooter değil, daha çok şehir içi kullanımına müsait bir scooterdir. Daha küçük hacimli, çok daha az yakan ve her işinizi görebileceğiniz bir makineden bahsediyorum.

Teknik özelliklerini Yamaha’nın sitesinden bulabilirsiniz. Çok teknik detaylara girmeden, daha çok kullanım özellerini anlatmaya çalışacağım. Evvela çok az yakıt tüketimine sahip bir makineden bahsediyoruz. Ortalama yakıt tüketimi 0,17-0,18 krş’lar da idi benim kullandığım zamanda. (Benzinin litre fiyatı 5,5 TL civarlarında iken) Bunun yanı sıra, sınıfındaki 150 cc’lik tüm scooterleri, amiyane tabirle tokatlayan bir hıza ve kıvraklığa sahip. Yamaha’nın kronik özelliği olan sert kullanımdan bahsetmiyorum, o tüm motosikletlerinde var. Lakin bu makine aralara giriş ve çıkışlarda, seriliği ile sizi arabaların sıkıştırmalarından kolayca kurtarıp, bir kahraman gibi yoluna devam eden bir scooter.

Yamaha bu scooter için Unisex demiş. Hem bayanlar için hem de erkekler için kullanımı rahat manasında. Çünkü X-MAX 250 tecrübemde oldu, o motorda ayaklarımı yere koyup denge sağlarken zorlanıyordum. (Ki ben 1,90 boyunda bir kişiyim) Bu hem sele yüksekliği, hem de kullanım kolaylığı bakımında daha mutedil bir motosiklet olmuş ve gerçekten de Yamaha’nın dediği gibi Unisex bir scooter.

Bunun yanı sıra kalkışları çok seri ve güzel. Hatta en yakın rakibi Honda PCX 150’ye bir iki boy fark attığı söyleniyor, ben denemediğim için bir şey diyemiyorum. Fakat bu iki motorun incelemesini rahmetli Barkın Bayoğlu yapmıştı, yazının sonunda o videonun da linkini atacağım.

Makine de en güzel özelliklerden birisi, ön arka disk ve abs olması. Abs de kötü çalışan bir abs değil, gerçekten kayacak artık dediğiniz an da, diskleri ısırıyor. Abs’sinde ben bir sıkıntı görmedim. Bagaj hacmine gelecek olursak, sele altı tam kapalı XL kaskı rahatlıkla alıyor. Bunun yanı sıra, ruhsat, mikro fiber bez, vesaire gibi ufak tefek malzemelerini de alıyor. Ayrıca gidonun hemen sol kısmında yine telefon koymak veya ufak tefek ıvır zıvır malzemenizi koyacak bir yer daha yapmışlar.

Kötü özelliklerinden bahsedecek olursak; diğer scooterler gibi aranıza malzeme koyabilecek bir yeriniz yok. Marketten ekmek aldınız onu bile rahatça koyup gidebileceğiniz bir yer yok. Bununla birlikte bir diğer kötü özelliği, amortisörlerinin çok sert olması. Girip çıktığınız her çukur, tümsek, üzerinden geçtiğiniz ufak bir taş parçası, size üzüntülü anlar yaşatabilir. Bu amortisörler ile yoldaki her şeyi hissediyorsunuz. Ayrıca biraz kilolu iseniz, amortisör en sonuna kadar dayanıyor ve keçelere vurmaya başlıyor. Bir süre sonra da tekerlek çamurluğa sürtüyormuşçasına bir ses alıyorsunuz.

                         

150 cc’lik bir motosiklet deyip uzun yola çıkamayız diye üzülmeyin, istenilirse çok uzak olmamak kaydıyla uzun yollara da gidebilecek bir scooter. Maksimum hızlarını soracak olursanız, 120 bandını görüyor. Bu söylediğim hızın üstüne çıkmıyor değil çıkıyor, fakat yokuş aşağı olması veya motorun hızını iyi almış olması gerekiyor

Son tahlilde, şehir içinde her türlü işinizi görebileceğiniz, dilerseniz ufak çaplı uzun yollara gidebileceğiniz, kullanımı ve selesi rahat bir makine. Dediğim gibi tek sıkıntı yaşayacağınız noktası sert amortisörleri. He bunun yanı sıra benzin depo kapağı elinizde kalıyor ? O özelliği de hoş değil yani. Bunun haricinde alıp, keyifli zamanlar geçirilebilecek bir motosiklet. Ağustos 2018 fiyatı 16.000 kusur TL. Bir deneyip kendi kararınızı oluşturmanızı tavsiye ederim.

Karşılaştırma ve inceleme video linklerini atıyorum. Görsel olarak da oradan izleyebilirsiniz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, kendinizi imha etmeyin. Hoşça kalın…

%d blogcu bunu beğendi: